“Türkiye’de Yoksulluk Ve Yoksulluğun Yazılı Basında Yer Alış Biçimi”,Yoksulluk, I.Cilt, 2003,Deniz Feneri Yayınları,

TÜRKİYE’DE YOKSULLUK VE YOKSULLUĞUN YAZILI BASINDA YER ALIŞ BİÇİMİ

Dr. Zeynep Karahan Uslu
AK Parti İstanbul Milletvekili

GİRİŞ

Bilindiği gibi günümüz Türkiye’sinin en önemli ve süreç içinde kronikleşme trendine giren sosyal sorunların başında yoksulluk gelmektedir. Genellikle “insanların ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli kaynağa sahip olmama durumu” veya “mutlak asgari refah düzeyinin altında kalma durumu” ve “yaşamda kalabilmek için gerekli mal ve hizmetlere olan ihtiyacın karşılanamaması durumu” (Alagh, aktaran Şenses 2001:62-63) olarak tanımlanan yoksulluk bireyin ve toplumun dengesini alt üst eden sorunlar silsilesini beraberinde getirmektedir.

İnsan sonsuz ihtiyaçları olan ancak buna karşın sınırlı kaynaklara sahip bir psiko-sosyal varlıktır. İnsanoğlunun sonsuz ihtiyaçları tüketim kültürünün taşıyıcı aracı olan kitle iletişim araçları ve diğer sosyalizasyon vasıtaları aracılığıyla daha fazla güdülenmektedir. Ancak bireylerin sahip olmak istedikleri nesneleri dolayısıyla yaşam biçimlerini elde edebilirlik oranları kendi ülkesinin ekonomik gelişmişlik düzeyi ile yakından ilgilidir.

Bu noktada ülkemizdeki rakamlara baktığımızda yoksulluğun hızla arttığını gösteren verilerle karşılaşıyoruz. Yoksulluk yardımından yararlananların sayısındaki yıllık artış, ülkemizdeki yoksulluğun boyutlarını göstermek açısından çarpıcıdır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından yayınlanan 2001 Ocak-Mart raporlarına göre 1997 yılının ikinci yarısında 2.349.000; 1998 yılında 2.793.000; 1999 yılında 4.619.000 ve 2000 yılında da 5.933.000 kişi yoksulluk yardımından yararlanmıştır. 1997 yılında 26 trilyon,1998’de 80 trilyon,1999’da 172 trilyon ve 2001’in ilk üç ayında ise 104 trilyonluk yardım yapılmıştır (Songül Sallan-Gül:116). UNICEF tarafından hazırlanan Türkiye’deki Bölgelerin Gelişimi 2000 adlı raporda da Türkiye’de yoksulluk sınırı altında yaşayan halkın oranı %14.2 olarak belirlenmiştir. BM 2002 İnsani Kalkınma Raporu’na göre ise, Türkiye’de yaklaşık 13 milyon kişi günde 2 dolarla, 1,5 milyon kişi ise günde 1doların altında geçinmektedir. Şubat 2001 krizinin ardından Türk-İş Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırma sonuçları da, Türkiye’de yoksulluk sınırının hızlı bir yükseliş içinde olduğunu göstermektedir. Araştırmaya göre, açlık sınırının dört kişilik bir ailenin yeterli, dengeli ve sağlıklı olarak beslenebilmesi için yapması gereken harcama tutarı ayda 369 milyon TL iken yoksulluk sınırı, dört kişilik bir ailenin, gıda, kira, ulaşım, giyim,eğitim, kültür gibi temel gereksinimler için 1 milyar122 milyon TL (Kasım 2002)’dir. Oysa yoksulluk sınırı,aynı kuruluşun Nisan (2001) çalışmasında 657 milyon TL, Haziran (2002) çalışmasında 1 milyar TL civarındadır. 2001 Şubat Krizinin ardından işsizlik oranlarındaki artış da yoksulluğu derinleştirmiştir. DİE (2002) 1. Dönem geçici sonuçlarına göre; işsizlik oranı % 11.8’dir (Altuntaş, Betül:www.shudernegi.org.tr).

Yine toplumsal sorunları tespit eden alan araştırmalar işsizlik ve yoksulluğun halkın birincil sorunu olduğunu belirlemektedir. Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından halen devam edilen çalışmaların 2003 yılı ilk verilerine göre yaklaşık 1,5 milyon hanede 7 milyon insanın açlık sınırının altında yaşadığı tespit edilmiştir. Konunun bu tebliğ çerçevesinde ele alınacak boyutu ise toplum için öncelikli sorun olan yoksulluğun kitle iletişim araçlarında aynı önemle ele alınıp alınmadığı ve nasıl ele alındığıdır. Ancak konu bir tebliğin kapsamını çok aşacak genişlikte olduğu için yapılan çalışma örnekleyici ve konuya yönelik bir ön çalışma mahiyetinde gerçekleştirilmiştir.

Bunun için ‘’İçerik analizi’’ yöntemi kullanılmış ve yazılı basına odaklanılmıştır.
Belirlenen amaca ulaşmak için bir aylık-6 Kasım-5 Aralık 2002 – bir inceleme süresi tespit edilmiştir. Sürenin 6 Kasım-5 Aralık olarak belirlenmesinin nedeni, bu sürenin Ramazan ayına rastlaması ve gerçekleşen dini ritüeller nedeniyle insani hassasiyetlerin daha fazla ön plana çıkması, medyanın da bu sosyal atmosferden etkilenmesi nedeniyle medyada araştırma konumuzun incelenmesi açısından daha belirgin örneklerin yer alabileceği düşüncesidir. Çalışma için farklı medya gruplarına ait olan ve yaygın medyanın müşahhas temsilcileri olan Hürriyet, Sabah ve Star gazeteleri seçilmiştir. Yapılan seçimin temel sebebi farklı gruplara ait medyalarda hakim olabilecek farklı bakış açılarını tespit ederek mukayese yapabilmek ve tirajları nedeniyle toplumla en fazla buluşan bu gazetelerin toplumsal kognisyonların oluşmasında da etkili oldukları öngörüsüdür.

Araştırma boyunca yoksullukla ilgili haberlerin tarandığı bu üç gazetenin tümü, gazete bazında tarihsel olarak arşivlenmiştir. Seçilen konu ile ilgili haberlerin toplam haber sayısına olan oranı, haber başlıkları, kullanılan kavramlar incelenmiştir. Haber başlıkları ile ilgili analiz yapılırken haberin okuyucuda nasıl bir anlam alanı oluşturmasını sağlayacak şekilde sunulduğu incelenmiştir. Özellikle kullanılan dile odaklanılarak haberlerin dramatize edilerek magazinleştirilmesi ile bilgilendirici/konunun önemini vurgulayıcı tarzda verilmesi arasındaki oransal farklılığa ağırlık verilmiştir. Yayın grupları arasında benzerlik ya da farklılıkların olup olmadığı medyanın temel işlevlerinden olan enformasyon ve bilgilendirme işlevinin toplum için birincil önem arz bu konuda ne ölçüde yerine getirildiği değerlendirilmiştir.

Belirlenen ölçütler çerçevesinde sırasıyla Hürriyet, Sabah ve Star gazetelerini değerlendirirsek; Hürriyet gazetesinde anılan süre içerisinde toplam 1701 haber ve köşe yazısı tespit edilmiştir . Bu haberler içerisinde yoksullukla ilgili toplam 9 haber yer almıştır. Diğer bir söyleyişle yoksulluk konusu anılan gazetede % 0.52 oranında yer almıştır. Haberler, veriliş biçimlerine göre de farklılık arz etmiştir: Duygusal motiflere yer verilmemiş, bilgilendirici içerik olarak değerlendirebileceğimiz hükümet açıklamaları, istatistiksel veriler ve yardım haberleri olarak betimlenebilecek haberlerle konu toplumsal belleğe nakşedilmiştir. Konunun sunum biçimini gösteren bazı örnekler şunlardır; ‘Gelir uçurumu 27 kattan 20’ye indi’(12.11.2002), ‘İşsizlik %10’a dayandı’ (13.11.2002), ‘Gelirde dört Türk zar zor bir AB’li ediyor’(15.11.2002), ‘Açlık sınırındaki aileye özel yardım’(17.11.2002), ‘Adrese teslim ramazan yardımı’(7.11.2002).

Konu ile ilgili kullanılan en sık kullanılan kavramlar kriz 14, açlık 3, yoksul 1,yoksullaşma 2, işsiz 2, işsizlik 4 olarak belirlenmiştir. Gazete tarafından kullanılan dil söyleneni ya da varolanı aktarma şeklinde olup, yoksulluk haberleri genellikle yoksulluk ve işsizliğin boyutlarını gösteren ya da alınacak önlemleri belirten açıklamalar mahiyetindedir. Haberlerin tümü incelendiğinde, yoksullukla ilgili Hükümet açıklamalarının ağırlıkta olduğu görülmektedir. Gazetede yoksulluğun ülkedeki gerçeklikleri ortaya koyarak, sorunu çözmek için önerilen çözümleri de kapsayacak şekilde, konuyu bağlamından koparmadan ele alındığı söylenebilir. Ancak konunun okurlar nezdindeki önemi ile örtüşmeyen bir oranda dikkate alındığı da vurgulanmalıdır.

Sabah Gazetesi’nde ise yoksulluk ve bağlantılı konuların işlendiği haber sayısı Hürriyet’e nazaran daha fazla olup toplam 1643 haber arasında 26, oransal olarak da % 1.58 oranında konu ele alınmıştır. Gazetede yoksulluk konusunu duygusal boyutlarına indirgeyen bir bakış açısının izdüşümü olan haberler tüm yoksulluk haber ve köşe yazıları içinde 9 haberle % 34.6 oranında yer almıştır. :Bu haberlerde daha çok şu tür haber başlıkları kullanılmıştır; ‘Bebeğim ölmesin’(7.11.2002), ’Kriz oğlumu okulundan ayırdı’(15.11.2002), ‘Eşim ve çocuğum gelmezse atlarım’(19.11.2002), ’Borcu için çalmış’(21.11.2002),’ ‘Utanç izdihamına karşı gizli yardım’(6.11.2002), ’Sabah’ın 6’sında iftar kuyruğu’(7.11.2002). Yoksullukla ilgili haberler arasında ağırlık yardım haberlerinde olup, bu konuda gazete hükümet açıklamalarının ağırlıkta olduğu Hürriyet gazetesinden ayrılmaktadır. Bir başka söyleyişle yoksullara yönelik sosyal yardımlaşma aktiviteleri de dahil, konunun kamusal önemini vurgulamaktan çok, okurun duygu dünyasını harekete geçiren unsurlara ağırlık veren haberler oldukça yüksek oranda ele alınmıştır.

Yukarıda belirlenen kategorideki haberlerin dışında kalan yaklaşım ise istatistiksel veriler ve hükümetin fakirliği önleme faaliyetleri kamuya ulaştırılmıştır. Bu yaklaşımı örnekleyen başlıklardan bazıları şunlardır; ‘DİE’nin ….son raporu…yüzde 43’ü de yoksul vaziyette yaşıyor’(3.12.2002), ’Millet bizden iş bekliyor’(19.11.2002), ’İşsizlik siyasi partileri tarihe gömdü’(16.11.2002), ’Kişi başına gelirde sadece Romanya’yı geçebildik’(15.11.2002), ‘Ha yolsuzluk ha yoksulluk’(25.11.2002) gibi başlıklarla aktarılırken; AKP’nin hedefi kişi başına 5 bin 500$’(8.11.2002),. Gazetede kullanılan başlıca kavramlar işsizlik 8, yoksul 18, yoksulluk 9, kriz 7, açlık 5, dar gelirli 5, fakir 5’dir. Ancak gazetede verilen haberlerde genellikle halkın içinde bulunduğu durum olumsuz değer yargıları ya da hüküm içeren bir dil kullanımıyla verilmemiş daha çok durum tespitine odaklanılmıştır.
Star gazetesi, inceleme konusu yapılan diğer iki gazete ile karşılaştırıldığında yoksullukla ilgili haberlere daha fazla yer vermiştir. Toplam 1772 haber ve köşe yazısı içinde 42, yani % 2.37’lik bir oranla yoksulluk konusu en fazla gündeme getiren medya grubunu temsil ettiği ifade edilebilir.

Ancak Star Gazetesinde yoksullukla ilgili olan materyal içinde toplam 19 haber ve köşe yazısında -oransal olarak % 45.2- ile diğer gazetelerden daha yoğun bir biçimde yoksulluk konusu okurların konuya tepkisel yaklaşmasını güdüleyecek tarzda ele alınmıştır. Gerçeklik dil kullanımında dramatik boyutlara ağırlık verilerek kurgulanmıştır. Örnekleyecek olursak; ‘Borsada battı, kendini astı’(10.11.2002), ‘Başkanı kriz yaktı’(8.11.2002), ‘Annenin açlıkla sınavı’(18.11.2002), ‘Yardım rezaleti’(20.11.2002), ‘Vatandaşı kış değil fiyatlar donduracak(10.11.2002), ‘Bayram gelmiş neyime(1.12.2002). ‘Memura, işçiye, esnafa fitre’(6.11.2002), Öğretmenler gününde durum: Taksitle yaşıyor, borçla ölüyorlar’(23.11.2002), ‘Ölmeyeceksiniz ama sürünmeye devam edeceksiniz’(29.11.2002), ‘İki çocuğunu boğup intihara kalkıştı(25.11.2002). Üslup ve görsel unsurların kullanımındaki tercihler aracılığıyla toplumdaki rahatsızlıkları besleyici, olayları dramatize eden bir tarz benimsenmiştir.

Yoksulluk ile ilgili veriler ve önlemleri ele alan haberlerde ise yine olumsuz durumu önceleyen ve üstü örtülü olarak çözümün zorluğuna ve hükümetin taahhüt altında olduğuna referans yapılmıştır. Bu yaklaşımı örnekleyecek olursak; ‘Fiyatlar düşmüyor’(4.12.2002), ‘Fakir Türkiye’(2.12.2002), ‘Bir yılda cennet vaadi’(17.11.2002), ‘156 bin yeni işsiz’(13.11.2002) ‘Krizde Türk ailesi’(1.12.2002). Bir başka dikkat çekici unsurda diğer gazetelerde de yer alan hükümetin yoksullara yönelik yardım haberlerinin Star gazetesinde daha az sayıda yer almasıdır. En fazla kullanılan kavramlar ise şu şekilde belirlenebilir; yoksulluk 4, yoksul 12, açlık 10, kriz 7, fakir 10, fakirleşme 5, işsiz 15, işsizlik 18.

Ayrıca yukarıda tespit edilen yoksulluk haberlerine yönelik seleksiyonun arka planında ise gazetenin yayın hayatına başladığı günden beri bulvar gazeteciliğini tercih etmesi ile gazetenin sahibi olan Uzan grubu ortaklarından Cem Uzan’ın parlamento dışında kalan partilerden birinin Genel Başkanlığı görevini üstlenmesiyle ve muhalefet aracı olarak sahibi olduğu medyayı kullandığı düşünülebilir. Yoksulluk gibi halkın çözülmesini en fazla talep ettiği bir sosyal sorunu kamuoyu hassasiyetlerini tepkisel boyuta dökecek tarzda ele almak grubun tiraj, grup ortaklarından birinin siyasi destek elde etme isteğiyle paralellik arz ettiği öngörülmektedir.

Bütün bu tespitlerin ışığında grupların seçilen gazeteleri bazında genelleyici bir değerlendirme yapmadan önce özellikle vurgulanması gereken, kitle iletişim araçlarının toplumun biçimlenmesinde önemli bir rol üstlendiği ve bu rolün toplumun içinde bulunduğu koşullara, medya kontrolünü elinde bulunduran güç odaklarının tutumuna göre değişiklik gösterebileceğidir. Toplumsal sorunların olduğu gibi ya da istenilen etki ve sonucun yaratılmasını sağlayacak şekilde aktarılması da kontrolü elinde bulunduran güçlerin inisiyatifindedir.

Diğer taraftan gazeteleri genel olarak değerlendirecek olursak yoksulluğun toplumu rahatsız ediciliği üzerinde bir ittifak söz konusudur. Ancak incelenen gazetelerin hiçbirinin değerlendirme yapılan süre boyunca toplumun birinci meselelerinden olan bu konuya birinci sayfalarında yer vermemesi ve toplam haber hacmi içinde yoksulluk konusuna son derece düşük bir oranda yer verilmesi toplumun gündemi ile gazetelerin gündeminin birebir örtüşmediğini düşündürtmüştür.

İnceleme konumuz çerçevesinde farklı medya gruplarının gazetelerinin haberleri aktarma tarzları ve haber seçimleri de farklılık arz etmiştir. Bu durumun en belirgin örneği Star gazetesinde tespit edilmiştir. Yoksulluk haberleri diğer iki grubun seçilen gazetelerine oranla daha fazla yer almıştır. Ancak anılan gazetede yoksulluk haberleri magazinleştirilerek ya da olumsuzluklar ön plana çıkartılarak kamuoyuna iletilmiştir. Sabah gazetesi ise yoksulluk haberlerinde ağırlığı yardım haberlerine ayırmış, halkın içinde bulunduğu durum ve Hükümetçe alınan tedbirler daha az dikkat çekici şekilde okuyucuya iletilmiştir. Ayrıca bu gazetede de magazinel nitelikteki yoksulluk haberlerinin Hürriyet gazetesine göre ağırlıklı olduğu tespit edilmiştir. Hürriyet gazetesi yoksullukla ilgili haberlere diğer iki gazeteye oranla daha az yer vermiş olmasına rağmen yoksulluğu azaltıcı önlemlere başlıklarında daha fazla yer ayrılmış, magazinel nitelikli yoksulluk haberlerine yer verilmemiştir. Bu arada kullanılan dil ve konu başlıklarının da var olanı aktarma şeklinde olduğu söylenebilir.

Yazılı basının genel olarak bütün konularda tercih ettiği magazinleşme eğilimi , yoksulluk konusunda da belirgin olarak görülmüştür. Böylelikle Gardels(1998;5)’in deyimiyle dördüncü güç olan medya, bilgilendirici güç olmaktan çıkıp eğlendirici güç haline dönüşmektedir

Burada daha kapsamlı araştırmalarla da incelenmesi ve üzerinde durulması gereken yazılı basının yoksulluk sorununu oransal olarak adeta görmezden gelmesiyle temel işlevlerinden olan enformasyon işlevini yerine getirip getirmediği ve yüksek denebilecek oranda konunun magazinleştirilmesinin süreç içinde toplumun yoksulluk karşısındaki hassasiyetlerinin içinin boşaltılmasına, kanıksanarak adeta doğallaştırılmasına hizmet edip etmeyeceğidir.

KAYNAKÇA
Altuntaş,Betül: Kriz, Yoksulluk ve AKP’nin Acil Eylem Programı www.shudernegi.org.tr
Gardels,Nathan(1998):From Containment to Entertainment, New Perspectives Quaterly,15(5):2-5
Karahan-Uslu,Zeynep (2001): Yazılı ve Görsel Medyada Magazinleşmenin Tarihsel ve Sosyal Dinamikleri, İletişim Dergisi, s.1-25
Hürriyet Gazetesi:6 Kasım-5 Aralık 2002 tarihleri arasındaki nüshaları
Sabah Gazetesi: 6 Kasım-5 Aralık 2002 tarihleri arasındaki nüshaları
Sallan-Gül, S.(2002) Türkiye’de Yoksulluk ve Yoksullukla Mücadelenin Sosyolojik Boyutları, s.107-118, TODAİE, Ankara.
Star Gazetesi: 6 Kasım-5 Aralık 2002 tarihleri arasındaki nüshaları
Şenses,Fikret(2001):Küreselleşmenin Öteki Yüzü Yoksulluk,İletişim Yayınları,İstanbul

ÖZET

Bu çalışmada amaçlanan Türkiye’nin en önemli toplumsal problemlerinin başında gelen yoksulluğun ülke genelinde yayın yapan ulusal basında nasıl ele alınıp, işlendiği konusunu içerik analizi yöntemini kullanarak bulgulamaktır. Bu nedenle bir ay(6 Kasım-5 Aralık 2002) boyunca 3 ulusal gazete incelenmiştir. Bu gazeteler ülkemizdeki en güçlü üç basın kuruluşuna ait olup, tirajları ve toplumsal etkinlikleri en fazla olan gazetelerdir. Söz konusu gazeteler, yoksulluğa ilişkin haberler, haber başlıkları, kullanılan dil ve iletilen mesajlar ile bu haberlerin toplam haber hacmine oranlanması yoluyla karşılaştırılmışlardır. Sonuç olarak, yoksulluğun ulusal basında yeterince yer almadığı ve bu konu ile ilgili haberlerde de magazinleşme yönünde bir eğilim olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, İşsizlik, Türk Ulusal Basını, İçerik Analizi, Magazinleşme.

ABSTRACT

The aim of this study to make a content analysis of the Turkish National Newspapers on the issue of poverty that is the main problem of the Turkish Economy. İn order to achieve this aim, 3 national newspapers were examined during a month period, from 6/11/2002 to 5/12/2002. These newspapers are among the most powerful press and were selected with respect to their circulation and impact.on the society They were investigated and compared according to their approaches to the issue, the language they used and the message they gave, the titles ,subtitles and concepts they issued and the percentages of the news texts in the whole. As a result, it is stated that poverty is not taken into consideration adequately in the newspapers and entertaining content in media coverage is rising

Key words: Poverty, Unemployment,Turkish National Press,Content Analysis,Entertaining Content