Kadın kuruluşları bir araya gelip kendi sorunlarını çözemiyor – ZAMAN

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, ülkemizde de son yıllarda birçok etkinlikle kutlanıyor. Kadın sorunlarının bir gün de olsa gündeme gelmesi ve konuşulması önemli elbette; ama çözüm üretme adına çok etkili olmadığı da bir gerçek. Bunun en önemli sebebi ise, kadın sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak amacıyla kurulan sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek ortak platformlarda çalışamıyor olması. Dünya görüşlerine ve toplumsal sınıflara göre ayrılan kadın kuruluşları, kadın olma ortak paydasında buluşup sorunlarını tek bir elden ilgili makamlara ulaştıramıyorlar ve çözüm önerileri getiremiyorlar.

Kadın sorunlarıyla ilgili yaptığı araştırmalarla tanınan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, bu ayrılığa dikkat çekerek, kuruluşların her birinin diğerini “öteki” olarak gördüğünü, bunun da sorunların çözümü için ortak çalışmayı engellediğini söylüyor. “Sivil toplum kuruluşları aralarındaki görüş ayrılıklarını ikinci plana itip, birbirlerinin sosyal paydaşı oldukları gerçeğini önceleyerek ortak bir platformda buluşamamaları, kadın sorunlarının çözümünde hızlı ilerleme kaydetmeyi sağlayacak sinerjiyi yaratamıyor.” diyen Karahan Uslu, AK Partili kadın mileltvekilleri olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadın milletvekilleriyle birlikte çalışma konusunda bir zorluk yaşamadıklarını vurguluyor.

TBMM’nin en genç kadın milletvekili (34 yaşında) olan Karahan Uslu, evli ve bir çocuk annesi. Milletvekili seçildikten sonra İstanbul ile Ankara arasında mekik dokuyan Zeynep Hanım, “Halimden şikayetçi değilim. Her şeyin bir bedeli var. Ben aday olurken de biliyordum bunu. Erkek milletvekillerinin çoğu ailelerini Ankara’ya taşıyabildikleri için aynı zorluğu yaşamıyor belki; ama eşi çalıştığı için taşınmayanlar da var. Kadınlar için siyaset yapmak erkeklere göre daha zor değil. Bu zamana kadar kadın olduğum için hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadım. Çok rahat çalışıyorum.” diyor. Kadınları sorunlarını çözmeye katkıda bulunmak için siyasete katılmaya çağıran Uslu, Parlamento’da ve parti içi örgütlenmelerde kritik eşik olarak adlandırılan yüzde 30 oranında kadın katılımı sağlanırsa kadın sorunlarının çözümlenmesine yönelik yasal düzenlemelerin çıkmasının kolaylaşacağını düşünüyor ve kadını daha edilgen ve ikincil konumda gören sınırlandırmayı uygun bulan geleneksel bakış açısının hâlâ var olduğuna vurgu yapıyor.

Kadınların eğitim ve gelir seviyesi yükseltilmeli

Uslu’ya göre, ekonomik sıkıntılar, savaş endişesi gibi toplumun tamamını ilgilendiren problemlerin yanı sıra kadınların kadın olmaktan, cinsiyet rollerinin eşitsiz dağılımından kaynaklanan ve erkeklerin yaşamadığı birçok sorunu var. Bunların başında erkeklere göre daha az eğitim almaları, iş ve sosyal yaşamda cinsiyet ayrımcılığına tabi tutulmaları geliyor. Tüm dünyada olduğu gibi aynı işte çalıştıkları halde erkeklerden daha düşük ücretlere çalışıyorlar. Şiddetin ve savaşların öncelikli mağduru daima kadınlar ve çocuklar oluyor. Kadın sorunlarının çözülmesi için kadınların kendi ayakları üzerinde durabilen, ekonomik bağımsızlığını kazanmış, kamusal alanda kendine yer edinmiş, hayatını kazanabilen bir birey haline gelmeleri gerekiyor. Kamusal alanda kadının görünümü oransal olarak artırıldığında kadın sorunlarında da kendiliğinden bir düşme olacağını belirten Uslu, araştırmaların da bu tespitini doğruladığını, eğitim ve gelir seviyesi yükseldikçe kadın mağduriyetlerinde de aynı oranda düşüş görüldüğünü vurguluyor.

Her ile kadın merkezi açmak istiyoruz

Karahan Uslu, kadın sorunlarının çözümüne yönelik iki önemli projesini Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü (KSSGM)’nün bağlı olduğu Çalışma Bakanlığı’na iletmiş. Bunlardan ilki KSSGM’nin sorunları tespit noktasını öte geçerek, kadın sorunlarının çözümü için şemsiye bir kuruluş niteliği kazanması ve icracı bir kurum haline getirilmesi. Bütün illerde açılacak KSSGM’ye ait birimler her türlü kadın mağduriyetinde başvuru yapılabilecek birer merkez haline gelecek. Örneğin, şiddet mağduru bir kadın bulunduğu ildeki KSSGM’nin şubesine başvurduğunda burada hukuki yardımdan hastane raporunun alınmasına, sığınma evine yerleştirilmesine, iş bulunmasına kadar, gerekiyorsa meslek edindirilmesi gibi her türlü yardımı alacak ve kendi ayakları üzerinde durabilen bağımsız bir birey haline gelmesi için çaba gösterilecek. KSSGM’deki yapısal dönüşümün mali boyutunun da sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün devreye sokulmasıyla aşılabileceğini düşünen Karahan Uslu, proje uygulanırsa her ilde sığınma evi açılacağını belirtiyor. Türkiye’de kadınların kamusal alana katılamamasının önündeki en önemli engelin eğitim alamamak olduğunu ifade eden Uslu, ekonomik zorluklar yüzünden kızlarını okutamayan ailelere, kız çocukları için burs temin eden bir sistemi kurmak istiyor. Uslu, Türkiye’nin öncelikli gündemleri biraz rahatladığında bu projelerinin hayata geçirileceğine inanıyor.

Kadının aleyhine olan yasalar ayıklanmalı

Kadınların sorunlarının çözülmesi için kadına yönelik algıların kolektif hafızada değişmesi gerektiğini belirten Zeynep Karahan Uslu şöyle konuşuyor: “Bunun için öncelikle bir çerçeve eşitlik yasası çıkarılarak tüm yasal düzenlemelerde kadının aleyhine olan hükümleri ayıklanmalı. Türkiye Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’ne imza atmış bir ülke. 58. hükümetin programında CEDAW’ın ilkelerinin uygulanacağı açıkça deklare edildi. Ben bunun gerçekleşeceğine inanıyorum. Siyasette erkek egemenliğinin kırılması doğal seyri içinde kısa vadede mümkün görünmüyor. Dünyanın diğer ülkelerinde bunu kırılmaya uğratan kota uygulamasıdır. Kotalar Türkiye’de de uygulanmalı. Çünkü kısa vadede kota dışında siyasette kadın temsilinin artışını sağlayacak bir toplum yapısı yok.”