21 Kasım 2013, TBMM Genel Kurulu, “Dünya Televizyon Günü Hakkında Genel Kurul Konuşması”

Cumhuriyet Tarihinde ilk kez bir Milletvekili, ‘Dünya Televizyon Günü’ nedeniyle TBMM Genel Kurulunda konuştu. Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, ‘Dünya Televizyon Günü’ nedeniyle TBMM Genel Kurulunda Gündem dışı söz aldı.

Milletvekili Uslu konuşmasında ‘Filisin sorununun çözümünde medyanın rolüne vurgu yaptı. Uslu ‘İsrail’in Gazze’de masum çocuklara, kadınlara, yaşlılara, savunmasız insanlara karşı hiçbir ayrım gözetmeden yürüttüğü insanlık katliamının ya da Suriye yönetiminin kendi halkına karşı yürüttüğü zulmün doğru aktarılması gibi tüm konularda televizyon ve medya kuruluşlarının sorumluluğu açıktır. ‘ dedi. Milletvekili Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu Dünya Televizyon Günü ile ilgili yaptığı konuşma da‘Medyanın yaygın bir teşbihle 4. kuvvet olarak ifade edildiği günümüz dünyasında, insanlığın en sık ve yaygın kullandığı mecra televizyon ve en hassas konu halkların bilincine hangi içeriklerin, diğer bir ifadeyle hangi mesajların ulaştırıldığı ve bunun ürettiği sonuçlardır.

Bu durum Birleşmiş Milletler tarafından da dikkate alınmış olup, 1999’dan beri Dünya Televizyon Günü çerçevesinde televizyonun evrensel etkisi üzerine gerçekleşen tartışmalar canlı tutulmakta, özellikle barış, işbirliği ve kalkınma gibi konulara odaklanan televizyon programları ile küresel değişimlerin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

İşte şu anda da dünyanın gözleri önünde cereyan eden İsrail’in Gazze’de masum çocuklara, kadınlara, yaşlılara, savunmasız insanlara karşı hiçbir ayrım gözetmeden yürüttüğü insanlık katliamının ya da Suriye yönetiminin kendi halkına karşı yürüttüğü zulmün doğru aktarılması gibi tüm konularda televizyon ve medya kuruluşlarının sorumluluğu açıktır. İnsanlığın ve ülke yönetimlerinin barış için harekete geçirilebilmesinde televizyon en etkin farkındalık “tetikleyici” ya da “perdeleyici”dir. Ve işte bu bağlamda geçtiğimiz günlerde “Neden Yahudilere ait medya kuruluşları her krizde bu kadar İsrail karşıtı bir tavır sergiliyor. İsrail’in durumu tehlikeli” şeklinde sosyal medya mesajlarını Tweetter üzerinde yayınlamakta sakınca görmeyen Rupert Murdock gibi küresel medya patronları da bizatihi kendi kimlikleri üzerinden dünya kamuoylarına yönelik bilgi akışının küresel ölçekte nasıl kullanılıyor olduğuna dair hayati soru işaretleri üretmektedirler.’ Dedi.
Milletvekili Uslu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü;

‘Ortak geleceğimiz çocuklarımız, yılın yaklaşık olarak 900 saatini okulda, 1200 saatini ise ekran karşısında ve %82 oranında program seçiminde hiçbir anne baba denetimi olmadan geçirmektedirler’ dedi. Uslu, bu bağlamda AK Parti iktidarının inisiyatifi ile ilköğretim müfredatına dâhil edilmiş olan Medya Okuryazarlığı derslerinin gençlerin bilinç düzeyine yönelik katkılarının öneminin bir kez daha vurgulanması gerektiğini savundu. Milletvekili Uslu, çocukların televizyon izlemesi ile ilgili konuda ailelere de seslenerek ‘En kıymetli varlıklarımız dediğimiz evlatlarımızın geleceği adına onların medya izleme alışkanlıklarına da özen göstermeleri yönünde dikkatlerini çekmeyi de bir borç biliyorum.’

‘Yine toplumun bütünü bilhassa da çocukların ve gençlerin dünyayı kavrama, ilişki ve iletişim kurma, parçası olmadıkları ve çoğu kez olmayacakları farklı yaşam deneyimlerini medyanın özellikle de televizyonun kaleydoskoplarından elde etmeleri de bir başka soru işareti alanıdır. Radyo Televizyon Üst Kurulu’nca 2009 yılında yapılan “Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırmasına göre önceki yıllarla karşılaştırıldığında televizyon izleme sürelerinin günde 3-5 saat aralığına çıktığı ve sürenin giderek arttığı, televizyona olan güvenin ise azaldığı tespit edilmiştir. Çünkü ekrandan zihinlere akan mesajlar çoklukla ya ideolojik süzgeçlerin eseridir ya da insanoğlunun merak, cinsellik, heyecan arayışı gibi içgüdülerine vurgu yapmakla sınırlı kalmaktadır. Netice ise hoş ve boş geçen zamanlar ve ana dinamo reklamlar aracılığıyla toplumların daha çok mal tüketmesinden ibaret kalmaktadır.’

‘Keza Parlamento tarihinde bir ilk olarak KEFEK Komisyonu bünyesinde kurulan ve Başkanlığını üstlendiğim Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Medyanın Rolü Alt Komisyon Raporu’nda da vurgulandığı gibi tarihin en köklü ayrımcılık alanlarından biri olan kadın erkek ayrımcılığının devam ettirilmesinde ya da giderek törpülenmesinde de televizyondan tüm toplum kesimlerine ulaşan mesajların etkinliği açıktır. Bu bağlamda eşitlikçi ve etik değerlere yaslanan bir medya ve televizyonculuk anlayışının, kadınlara yönelik ayrımcılıkla mücadeledede büyük katkısı olacaktır diyor,

Tüm medya ve televizyon kuruluşlarının altına imza koydukları “Etik İlkelerde”de yer alan din, ırk, mezhep, etnik kimlik, cinsiyet ayrımının yapılmadığı, daha eşitlikçi ve insani temsillerin hâkim olduğu bir medya düzenine ulaşmak için gayret ve katkı sağlamanın insanlığın ortak geleceği adına önemli bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.’ dedi.

KAYNAK: http://www.sanliurfa.com/haber99774-bugun-tbmmde-ilkkez-konusuldu.htm

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>