Aile Mahkemeleri Geliyor – ZAMAN

Biz aile mahkemesi dediğimizde aklınıza kızlarını doğrayan babalar, yaşı küçük erkek çocukların eliyle öldürülen kızlar gelebilir.

Aile mahkemesi kurulur ve “namus cinayeti” planlanır, sonra üçüncü sayfa haberi olur. Güneydoğu’da kireç kuyusuna atılan kızların, üstünden traktör geçen kadınların “kaza süsü” verilmiş ölümlerini dinledim. Hakimler bile “Bunların töresi bu!” diye ceza indirimi uyguluyordu. Sonra Avrupa’da hakimlerin aynı şekilde davrandığını duyunca çok şaşırmıştım. Namus cinayeti kavramı Hindistan’da da var maalesef.

Üçüncü sayfalarda son yıllarda artan bir haber türü de “aile trajedi”leri. Kızını, karısını kurşunlayan, tüm ailesini çoluk çocuk öldürüp kafasına kurşun sıkan, parçalanan ailelerin ailece taranması gibi olaylar sıradanlaşıyor. Aile parçalanması, aile içi şiddet artıyor. Aile cehaletin, yönsüzlüğün ve asosyal kapalılığın kurbanı.

Son olarak Savaş Ay bize bir sapık, katil ve ruh hastası portre tanıttı. Onun günlüğünden yayınladığı bölümler, bu insanın sağlıksız aile ilişkileri içinde nasıl üretildiğinin belgesi gibi. İşkence edilen çocuklar, sokağa atılan yaşlılar da bu ailelerin parçası.

Bu nedenle aile mahkemeleri Cumhurbaşkanlığı’ndan geçince çok sevindim. AK Partili iki kadın milletvekilini aradım. Biri Fatma Şahin, diğeri Zeynep Karahan Uslu. İkisi de bu konuya destek veren milletvekillerinden. Fatma Şahin hakimler için de kriterler getirildiğini belirtirken on güne kadar uygulamaya geçileceğini müjdeledi. Ön çözümler getirecek olan aile mahkemeleri eğitim konusunda da çalışma yapacak.

Zeynep Karahan Uslu senelerdir konuşulan, ama bir türlü uygulamaya geçemeyen bu yasayı çıkarmak kendilerine nasip oldu diye çok sevindiğini anlattı. Ardından “Katkısı olan herkese ve iktidara teşekkür borçluyuz.” diye ekledi. “Bu yasa önce kadınları ilgilendiriyor” diyen Uslu tek çözümün boşanma olmadığını söyledi. “Aileye barışçıl çözümler getirecek olan bu yasa tarafları eğitmeyi hedefliyor. Ecevit döneminde imzalanan kadın ve çocuk ticaretinin önlenmesine, durdurulmasına ve cezalandırılmasına ilişkin protokol de nihai onayı alıp Genel Kurul’dan çıktı. Devlet bir şemsiye oluşturuyor ve uluslararası imza attığımız kadın sözleşmelerine uyacağız.” diyen Uslu, kadın konusunda duyarlılıklarını sürdüreceklerinin altını çizdi.

Aile mahkemeleri, aile hukukundan doğan dava ve işlemlere bakacak. Uyuşmazlıkların nedenini, niçinini araştıracak. Bu gerekçe ile bünyesinde pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı bulunacak. Ailedeki yaşlıların huzurevlerine yerleştirilmesine ya da bedensel, zihinsel gelişmesi tehlikede olan manen terk edilmiş çocukları ana–baba yanından almaya muktedir. Yeni bir aile yanına, resmi ya da özel kuruma veya eğitim kurumuna yerleştirecek. Çocuk mallarının korunması ve yönetimiyle ilgilenecek. 187 psikolog, 157 pedagog ve 187 sosyal çalışmacının alınacağı kadrolara 157 hakim ve savcı gerekiyor.

Aile temelli bir toplum olan Türkiye aileye daha fazla önem vermek zorunda. Eğitimsiz, evlilik ehliyetinden yoksun, anne–baba olgunluğu taşımayan insanları bir evin içine kapatınca aile olmaz. Akıl sağlığı yerinde olmayan erkek ya da kadınların evlendirilerek evden uzaklaştırılması inanılmaz bir durum. Sonra ‘bebeğini boğdu, kesti’ diye haberler. Geçen gün bir tokatta bayılan üç yaşındaki kızını öldü sanarak intihar süsü verme amacıyla iple tavana asan anneye nasıl anne denebilir? Hangi anne olma ehliyetinden söz edilebilir? Korkuyla eve kapatılmış cahil kadınlar ve erkekler aile oluşturamaz. Çocuk yetiştiremez. Ülkemizin geleceği ruh sağlığı yerinde nesillere bağlı elbette. Ruh sağlığımızı hızla kaybediyoruz. Aileyi ve öncelikle kadını korumayı, eğitmeyi hedefleyen aile mahkemelerinin bir an önce uygulanmasını diliyor ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

http://www.zaman.com.tr/2003/02/04/yazarlar/nevvalsevindi.htm